BİZİM TÜRKÜLER

“Saçlarını taramışsın, Sarı renge boyamışsın Haberin var mıydı benden, Beni bana dolamışsın”   Yaz aylarının yakıcı ve adeta öldüren sıcaklarında devlet dairesindeki işlerimi halletmiş, elimde annemin marketten siparişlerini almış eve doğru gidiyordum. Evden çıktığım güzergâhı birebir takip ederek geri dönüyordum doğup büyüdüğüm eve. Öğlen güneşinin asfalta yapıştırdığı anlarda sırtım su

Devam

DEDEMİN RADYOSUNDA DİNLEDİĞİM

Küçük bir çocuk; yuvarlak yüzlü, sarışın. Yaz aylarının sıcaklığıyla vücudu, yüzü güneşte yanmış. Sarışın olduğu için olsa gerek, Teni kızıl kızıl yanıklarla dolmuş. Gerçi çocuğun yüzü normalde de en ufak şeyde çabucak kızarırdı. Ege’nin serin dağ köylerinden birisinde, bir evin bahçesinde oynuyor. Etraftan kumruların dinlendirici “guguk” sesleri, kavak ağaçlarının rüzgârda

Devam

DEDEM HALİS

Ölüm, bilindiği üzere, yaşayan her canlının beklemek istemediği son durağı, son anı, son demi, son olmasını hiç istemediği en sonu… Dedem Halis, 1938 yılının güz mevsiminde,  Kızılcahamam’ın Eğerlidere Köyü’nde dünyaya gözlerini açmış bir bebek iken kimsenin başına geleceklerinden haberdar olmadığı olayların vuku bulması için onu bekleyen bir zaman vardı. Tarım

Devam

GÜZEL İNSANLAR MECLİSİ

Akşam vakti. Tatlı bir çocuk koşuşturuyor Meşrutiyet Caddesinde, daha iki üç yaşlarında, yol veriyorum. Göreni olmadığı halde ezilme korkusu taşımadan hiç, yüksüz ve rahat, hız kesmeden koşuşturuyor. Ondaki cesaret, her şeyden güzel. Yürüyorum, Meşrutiyet Caddesinde. On adımda bir klarnet veya gitar sesleri, şarkı söyleyip damarımıza basıyorlar. Kavuşamadıklarımız var, üç-beş kuruşta

Devam

YAZIYLA DENİZİN ARASI

Aslında çok müşteki bir insan olmama rağmen bu satırlarımı şikâyetlerimi sıralamaktan ziyade, şikâyet ettiğim durumların bazen bende bıraktığı güzel hisleri aktarmak için karalayacağım. Daha önceki bir anımda memleketimi söylemiştim. Kısaca memleketimle ilgili bilgi vereyim de şikâyetten tebessüme giden yolumu an-ı-latmaya başlayayım sizlere. Memleketim Gördes; Manisa iline bağlı, il merkezinden yaklaşık

Devam

YEŞİL Mİ DENİZ

  -çocukluğuma- “Yeşil Deniz” tabiri ne zamandır toplumumuz içerisinde dolaşıyor, tam kestiremiyorum. İtiraf edeyim, benim literatürüme katılmasını, hayatımıza pek çok şeyin girmesine neden olan televizyon sağladı. Yayın hayatına 2014 yılında giren bir televizyon dizisinin isminin yeşil deniz olması, ilk işittiğimde yüzümde bir tebessüm oluşturmuştu. Bilenler ve bilmeyenler için; bu dizi

Devam

PEKİ ZEKİ MÜREN DE BİZİ GÖRECEK Mİ?

Auguste ve Louis Lumiere kardeşlerin “sinematograf” adını verdikleri aletle çektikleri görüntüleri 28 Aralık 1895’te, Paris’te yayınlamışlardır. Yayınlanan bu görüntüler, günümüzde ilk film olarak kabul edilen “Trenin La Ciotat garına girişi” filmi. Lumiere kardeşlerin videoyu yayına koydukları anda, kalabalık izleyici kitlesi bir anda paniğe kapılır, trenin kendilerini ezeceğini düşünenler kaçmaya çalışmıştır

Devam