BİR KALBİMİZ VAR!

Bir prens daha doğdu, bir prenses annesinin kucağında. Bir prens sokakta top koşturuyor, bir prens saklambaçta aradığı prensese kavuşuyor, bir prenses tüm güzelliğiyle kaldırımlara mührünü basıyor. Bir prenses rüyasında huzurlu, bir prenses gözlerinde yıldızları misafir ediyor. Bir prens gezegenleri gezip dünyada sabit kalıyor, bir prenses bulutlar üstünde… Parkları dolduran prensler

Devam

PRENS

Ahlaki hayalcilik ile hakikatin acı fakat bariz durumuna yönelik bir pusula olma görevi üstlenen Prens, müellifi Niccolò Machiavelli’nin Lorenzo de Medici’ye sunduğu hacimli eseridir. On beşinci yüzyıl sonları ile on altıncı yüzyıl başlarında Floransa kent devletinin ikinci dereceden diplomatı olan fakat Papalık ile Fransa arasındaki rekabette Floransa’nın kaybeden tarafa oynaması

Devam

AH MERCİMEĞİM

“…O renk renk yorganlar, padişah yastığı döşek, insanın içinde bir yer varmış öğrendim, hardal renkli pantolon, karanlık yerde babaya sarılmak kolaydı, minderi güzel oğlan, nasırlı ellerin hışırtısı, bozkır ortasında akşam, bir yağmur yağacak ve düzelecek her şey..” Altı farklı kısa hikâyeden oluşan bu kitaba başlığını aldığı hikâyeden başlıyoruz; Ah Mercimeğim.

Devam

ŞİİR YILLIĞI

Edebiyat Ortamı, bu sene de vazifesini yerine getirdi. Geçen senenin şiir verimini ortaya koymak adına Mart-Nisan sayısıyla birlikte güzel bir yıllık hediye etti bizlere. Arif Ay, Beyhan Kanter, Erdem Dönmez ve Halil İlteriş Kutlu’nun hazırladığı Şiir Yıllığı 2018’de sadece seçilen şiirler değil, yıl içinde yayınlanan kitaplar listesi ve poetik yazılar

Devam

DİSTOPYALARDAN BİR DÜNYA KURULABİLİR Mİ? -ANTHONY BURGESS & OTOMATİK PORTAKAL-

“Distopyalardan bir dünya kurulabilir mi?” diye soruyoruz. Sormaya da devam edeceğiz. Bugüne kadar pek çok yazar distopya türünde kitaplar yazmış ve çok okunanlar listesinde yer almışlardır. Distopyalar çok okunduğuna göre toplumlarda bir distopya bilgi dağarcığı oluştuğunu iddia edebiliriz. Hatta Türkiye özelinde bunu bizzat gözleme fırsatı yakalamış biri olarak distopyaların özellikle

Devam

KISA BİR YÜRÜYÜŞ DENEMESİ

“Hakiki yaşam büyük bir yolculuktur.” -Henry David Throeau- Sizlere yürüme’yi nefis terbiyesi adına bir yaşam biçimi haline getiren erenlerden, derslerini yürürken anlatmayı adet edinen filozoflardan, eserlerini dayanılmaz baş ağrılarından kurtulmak için çıktığı uzun yürüyüşlerinde yazan Nietzsche’den pek bahsetmeyeceğim. Modern zamanların en iyi yürüyüşçü-şairi olan Rimbaud da geride kalsın. Ona en

Devam

KAĞIT MEDENİYETİ

Kadim medeniyetimiz, kitaplara emanet edilmiştir. Medeniyetimizi oluşturan ve medeniyetimizin günümüze yansımasını, evvela kağıt kültüründen, yani kitaplardan öğrenegelmişizdir. M. Orhan Okay “Kağıt Medeniyeti”  deneme kitabında neden ısrarla kağıt medeniyeti demesinin nedenini şöyle açıklıyor; “Denemeler kitabımın adını “kağıt medeniyeti” koyarken belki birçokları için çağımızın bilgisayar çağı olduğunu düşünmedim değil. Bilgisayar, “genel ağ”

Devam

DİSTOPYALARDAN BİR DÜNYA KURULABİLİR Mİ? -GEORGE ORWELL & BİNDOKUZYÜZSEKSENDÖRT-

Distopya, ütopyaların “yani gerçekleşmesi olanaksız, çarpıcı, ilginç tasarı ya da düşüncelerin” olumsuzlanmasıdır. Distopya bir anlamda dünyanın fiziksel, ruhsal, biyolojik, tarihsel; sosyal, kültürel, bilimsel, yönetimsel anlamda ütopyanın anti-tezidir. Distopik fikirlerin menşeinde baskı ve zorbalık vardır. Distopyalar kahrolası bir yaşamın izdüşümleridir. Adeta her gün baldıran zehri içsen ölmezsin. Her defasında yeniden güne

Devam