EVİME, YUVAMA VE İNSANLARIMA DAİR

Bizim dört duvarlı küçük bir odamız vardır. Bir duvarında pencere, önünde de kaktüsler vardır. Kahverengi kanepelerimizde babamla kitap okumuş ve birçok kez de dostlarımı ağırlamışımdır. Dostlarım ki sağ avucumun içi kadardır. Yan yana oturduğumuzda kahverengi kanepemizde boşluklar kalır. Doldurduğumuz kadarı tam sohbet etmeliktir, kenara sandalye çektirecek kalabalığı istemem. Bu odanın

Devam

MERYEM’E

Meryem’e Benden yaşça büyük bir taburenin üzerinde oturuyorum şimdi. Duvarın görünmeyen tarafındaki adam neyi üfleyedursun. Günahlarım yâdıma düşüyor istemsizce. Yakacak mum bulamıyorum. Küfrediyorum rengi solan karanlığa. Küçükken inanırdım ki, büyüdüğümde bir kandil gibi ışıldayacak gözlerim ve karanlığı delecek. İnandığım gibi olmadı, yanı başımdaki günahlarımla kaldıramıyorum gözlerimi yerden. Bilirim, çocukken böyle

Devam