Slider

Dinleyin Ey Vakti Duymak Doruğuna Varanlar!

İsmet Özel’e karşı hayranlığım önce Amentü şiiriyle başlamıştı. Amentü’nün içindeki muhteşem marş, daha da muhteşem olan Godiva dizesi beni İsmet Özel’e bağlamıştı sanki. Şimdilerde yine aynı hayranlıkla Naat şiirini dinliyorum kendi sesinden. Naat. Rasulullah –sallallahualeyhivesellem- için methiyeler düzdüğü şiir. Şimdi bu şiirin içinden birkaç dize çıkarıp hangi olaylar üzerine yazdığını

Devam

Hızır’a Yoldaş Olmak Zordur

Grain 2017 Yönetmen: Semih Kaplanoğlu Senarist: Leyla İpekçi, Semih Kaplanoğlu 123 dk/Türkiye-Almanya-Fransa-İsveç-Katar   ‘Buğday mı, nefes mi?’   Distopik bir dünya tasviriyle giriş yaparız filme. Zaman belirsiz, mekan günümüzden hayli uzak diyarlardır.  Bilimin genetik eliyle insanlığı tahakkümü altına aldığı çağımızda Cemil Bey bu düzene sırtını dönen esrarengiz bir bilim insanıdır.

Devam

YIKILMA SAKIN

Sene 1969. Ataol Behramoğlu Trabzon’dan Malazgirt’e sürgün olarak gönderilmişti. Hapishanede zor anlar geçirdiği bir zamanda eline alır kalemi ve kağıdı, “Yıkılma Sakın” adını verdiği şiirini yazar ve gönderir bir dostun aracılığıyla en yakın dostu olan İsmet Özel’e. İsmet Özel mektubu alır, okur şiiri. Her dizesinde hisseder dostunun çaresizliğini, tükenmişliğini. Bir

Devam

Bir Dizeyle Bir Dönemi Anlatmak

İsmet Özel’i tanımayan ya da adını bir kere bile duymayan var mı? Şiir okumayı ve dinlemeyi seviyorsanız muhakkak bir yerlerde karşınıza çıkmış, ilginizi çekmiştir. Bazı şiirlerinde ağır tasvirler kullanırken, bazı şiirlerinde size o şiiri yaşatacak kadar yalın ve duru bir dil kullanır.   Bunca şiirinin arasında benim dikkatimi çeken öyle

Devam

MİSAFİR

İkinci Dünya Savası sonrasında ekonomisini yeniden toparlamak isteyen Almanya büyük bir iş gücüne ihtiyaç duydu. 1960’lara geldiğimizde Türkiye’den birçok aile bir umut ile Almanya’ya göçlere başladı. Bu umut göçlerine hepimizin çevresinden birileri, akrabası veya köyünde komşusu katıldı. Bizler, gidenleri “Alamancı” olarak andık. Andık ancak bilemedik onların çektikleri acıları, yaşadıkları hüzünleri,

Devam

Ankara

Ankara, topraklarında çeşitli medeniyetlere ev sahipliği etmiş, zengin kültürel mirasıyla günümüze kadar varlığını sürdürmüş, Türkiye’nin kalbi olarak nitelendirilen ve Cumhuriyetin kuruluşundan beri ülkemize başkentlik eden bir kent. Ankara’nın tarihinin çok eski zamanlara dayandığı tarih kitaplarında yazar. Bu kitaplar Hititler, Frigyalılar, Persler ve Romalılardan bahseder. Bütün bu uygarlıklardan bir iz taşır

Devam

Sevgilerde

Sevgileri yarınlara bıraktınız Çekingen, tutuk, saygılı. Bütün yakınlarınız Sizi yanlış tanıdı. Bitmeyen işler yüzünden (Siz böyle olsun istemezdiniz) Bir bakış bile yeterken anlatmaya her şeyi Kalbinizi dolduran duygular Kalbinizde kaldı. Siz geniş zamanlar umuyordunuz Çirkindi dar vakitlerde bir sevgiyi söylemek. Yılların telâşlarda bu kadar çabuk Geçeceği aklınıza gelmezdi. Gizli bahçenizde

Devam

Behçet NECATİGİL

Öğretmeni, Şair Zeki Ömer Defne’den: “Yarının iyi bir kalemine sahipsin. Boş durma, oku!” Çoğu şair gibi Behçet Necatigil’in edebiyat serüveni de çocukluğuna dayanıyor. Yazmaya olan merakı, edebiyatın içinde olma isteğiyle ortaokuldayken el yazması dergi çıkarması ve mesleğinin edebiyat öğretmeni olması hayatının edebiyatla ilişkisini apaçık ortaya koyuyor. Şair, kendi şiirini merdiven

Devam

HAKKÂRİ’DE BİR MEVSİM – FERİT EDGÜ

Ferit Edgü’nün 1977 de yayınlanan ve uzun zamandır yayında olmayan kitabı Hakkâri’de Bir Mevsim Kasım’da Alfa yayınlarından yeniden çıktı. Sinema filmi çekilen ve bir çok kez tiyatroda sahnelenen eser unutulamamış ve aşılamamış postmodern izlerini hala korumaktadır. Engin denizlerden yüksek dağlara sürgünün otobiyografik hikayesini yalınlık ve doğallıkla ele alan Edgü kendi

Devam